3 May 2014

Bir Hikaye: Efsanevi Bir Türk İşkence Tekniği - Mankurt


İşkence deyince aklımıza hep Çin gelir. Oysa ki Çin işkenceleri o kadar da acımasız değildir. Dünyanın pek çok yerinde eski çağlardan beri süregelen acımasız ve iğrenç işkence yöntemleri de mevcut tabi ki. Birazdan bahsedeceğim yöntemin adı da Mankurt, daha doğrusu üzerinde işkence uygulanan insana verilen isim Mankurt. Altay ve Kırgız Türklerinde Juan-Juanlar'dan(Avarlar) beri efsaneleşmiş bir işkence yöntemi olan Mankurt; yazı olarak ilk kez büyük Türk yazarı Cengiz Aytmatov'un Gün Olur Asra Bedel adlı romanı ile hafızalara girmiştir. Daha sonra Metal Fırtına adlı roman serisinde de Mankurt yönteminden bahsedilmiştir.

Her ne kadar Türklerin tarih boyunca medeni bir topluluk olduklarından bahsediyor olsak da kötü şöhretli Türk kavimleri de yok değil. İşte belki de bunlardan en kötü şöhrete sahip olan Avarlar Mankurt yönteminin sahibi ve fiili uygulayıcısı olarak bilinirler. Kısaca bahsedecek olursak yöntem 3 aşamada gerçekleştirilir;

  1. Kurbanın saçları kazıtılır.
  2. Islak deve derisi kurbanın kafasına yapıştırılır.
  3. Kurban, elleri ve kolları bağlı bir şekilde günlerce kızgın güneşin altında bekletilir.
Güneşin altında, ıslak deve derisi hızlıca kurumaya ve büzüşerek kafatasına yapışmaya başlar. Kuruyan derinin altındaki saçlar tekrar çıkmaya başlar, ancak deve derisi çok serttir. Dışarıya doğru büyüyemeyen saçlar ters yöne yani kafatasına doğru büzülerek büyümeye başlarlar ve zamanla kafatasını delerler. Efsaneye göre kurban bir süre sonra aklını kaybeder, anne-babasını bile tanıyamaz hale gelir ve itaatkâr bir köleye dönüşür. Aşağıya Mankurtlaştırma ile ilgili Cengiz Aytmatov'un Gün Olur Asra Bedel kitabında bahsettiği bir bölümü yazdım;

...Sarı Özek'i işgal eden Juan-Juanlar tutsaklara korkunç işkenceler yaparlarmış. Bazen de onları komşu ülkelere köle olarak satarlarmış. Satılanlar şanslı sayılırmış, çünkü bazen bunlar bir fırsatını bulup kaçar, ülkelerine dönerek Juan-Juanlar'ın yaptığı işkenceleri anlatırlarmış. Ama asıl işkenceyi, genç ve güçlü oldukları için satmadıkları esirlere yaparlarmış. İnsanın hafızasını yitirmesine, deli olmasına yol açan bir işkence usulleri varmış. Önce esirin başını kazır, saçları tek tek kökünden çıkarırlarmış. Bunu yaparken usta bir kasap oracıkta bir deveyi yatırıp keser, derisini yüzermiş. Derinin en kalın yeri boyun kısmı imiş ve oradan başlarmış yüzmeye. Sonra bu deriyi parçalara ayırır, taze taze, esirin kan içinde olan kazınmış başına sımsıkı sararlarmış. Böylece sarılan deri, bugün yüzücülerin kullandığı kauçuk başlığa benzermiş. Buna "Deri geçirme işkencesi" derlermiş. Böyle bir işkenceye maruz kalan tutsak ya acılar içinde kıvranarak ölür ya da hafızasını tamamen yitiren, ölünceye kadar geçmişini hatırlamayan bir mankurt, yani geçmişini bilmeyen bir köle olurmuş. Bir devenin boynundan beş altı kişinin başını saracak deri çıkıyormuş. Bundan sonra, deri geçirilen tutsağın boynuna, başını yere sürtmesin diye, bir kütük ya da tahta kalıp bağlar, yürek parçalayan çığlıkları duyulmasın diye uzak, ıssız bir yere götürürler, elleri ayakları bağlı, aç, susuz, yakan güneşin altında öylece birkaç gün bırakırlarmış. Bu tutsaklar birer mankurt olmadan yakınları baskın düzenleyip onları kurtarmasın diye, yanlarına gözcüler koyarlarmış. Açık bozkırda her taraf kolayca görüldüğü için gizlice gelip baskın yapmak kolay olmazmış.
Juan-Juanlar'ın bir tutsağı mankurt yaptıkları duyulur, öğrenilirse, artık onu en yakınları bile gerek zorla, gerek fidye vererek kurtarmak istemezlermiş. Çünkü bir mankurt, eski vücuduna saman doldurulmuş bir korkuluktan, mankenden farksız olurmuş onlar için...(Gün Olur Asra Bedel, Cengiz Aytmatov, syf 138-139, Elips Kitap, 8. Baskı, 2007, ANKARA)
Mankurt yöntemi ile ilgili elimizde kesin kanıtlar bulunmuyor olsa da birçok efsane bulunmakta. Özellikle Kırgız mitolojisinde büyük bir yer tutan bu efsanenin gerçek olması muhtemel gözüküyor. Mankurt ile ilgili daha detaylı anlatımı Cengiz Aytmatov'un Gün Olur Asra Bedel ve Orkun Uçar'ın Metal Fırtına 2 - Kayıp Naaş kitaplarında bulabilirsiniz. Bu vesile ile de belki kitap okumanıza vesile oluruz...

0 Yorum:

Yorum Gönderme

Yorumlarınız kişiliğinizin göstergesidir. Ahlak kuralları çerçevesinde her eleştiri kabulümüzdür...

Bildirim

Copyright © Mavi Blog | Powered by Blogger

Design by Anders Noren | Blogger Theme by NewBloggerThemes.com